Basın Merkezi

İklimce Sohbetler - Şehir Yaşamı, 5 Kasım 2019 Fotoğrafları

İklimce Sohbetler - Afetler, 15 Ekim 2019 Fotoğrafları

İklimce Sohbetler - Tarım ve Gıda, 8 Ekim 2019 Fotoğrafları

İklimce Sohbetler - Su, 24 Eylül 2019 Fotoğrafları

İKLİMCE SOHBETLER’DE İKLİMCE ŞEHİR YAŞAMI KONUŞULDU

İklim krizi ile mücadelede ortak dil kurulması amacıyla UNDP Türkiye’nin desteği ile düzenlenen İklimce Sohbetler’in 2019 yılındaki son buluşması “Şehir Yaşamı”, 5 Kasım’da İstanbul’da yapıldı.

UNDP Türkiye’nin iklim krizi ile mücadelede, toplumun çok farklı katmanlarının kapsandığı ortak bir dil arayışıyla başlattığı İklimce Sohbetler, 2019 yılı içindeki son buluşmasını Şehir Yaşamı başlığı ile yaptı.

24 Eylül’de Su, 8 Ekim’de Tarım ve Gıda ve 15 Ekim’de Afetler başlıklarıyla gerçekleştirilen İklimce Sohbetler’in dördüncü buluşması, yaşadığımız şehirlere iklimce bakmak, şehir yaşamında karşılaştığımız sorunlara ortak çözümler aramak amacıyla Şehir Yaşamı başlığıyla düzenlendi.

31 Ekim Dünya Şehirler Günü’nün hemen arkasında yapılan toplantının ev sahipliğini ve moderatörlüğünü UNDP Türkiye İyi Niyet Elçisi Mert Fırat üstlendi.

 

KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER BÜYÜK ETKİ YAPABİLİR

UNDP Türkiye Doğal Kaynaklar ve Biyoçeşitlilik Sektör Yöneticisi Bahtiyar Kurt, toplantıda biyoçeşitliliğin azalmasının yarattığı tehlikeye dikkat çekerek: “İklim krizinde kentlere sadece insan perspektifinden değil, tüm ekosistem üzerinden bakmalıyız. İklim değişikliği doğayı etkiliyor, bozulan doğa iklim değişikliğini hızlandırıyor. Oysa ki küçük değişikliklerle büyük etkiler yapabiliriz,” dedi.

 

İKLİM KRİZİ BİR EŞİTSİZLİK MESELESİDİR!

Küresel Denge Derneği Başkanı Çevre ve Siyaset Bilimci Dr. Nuran Talu ise iklim krizinin herkesi etkileyeceğini söylerken eşitsizliklerin azaltılmasının önemine dikkat çekerek “Çok net ki herkes güvertede ve devlet dışı paydaşların da kentlerin iklim eylem planlarıyla ilgili söyleyecekleri var. İklim krizi artık ekonomik ve toplumsal bir krizdir. Bir eşitsizlik meselesidir. En çok etkilenenler dar gelirliler ve kadınlar. Eşitsizliklerle mücadele etmeden iklim krizi ile mücadele edemeyiz,” dedi.

 

KAZANACAKSAK KENTTE KAZANACAĞIZ!

Buluşmanın üçüncü konuşmacısı ODTÜ Şehir Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Balaban ise: “Bu iş sadece tek sesle olmaz, çok sesle olur, sadece küresel düzeyde çözülmez, yerelde çözülür. İklim krizi mücadelesini, bu savaşı kazanacaksak kentte kazanacağız, kentin tümünün katılımıyla kazanacağız. Bu da planlamayla olacak,” diyerek yerel yönetimlerin önemini ve şehirlerin iklim eylemi planlarının önemini vurguladı.

 

İKLİMDAŞLAR, İKLİMCE DÜŞÜNÜYOR!

UNDP Türkiye’nin İyi Niyet Elçisi Mert Fırat, ev sahipliğini yaptığı İklimce Sohbetler serisinin dördüncü toplantısında “Dünya hiçbir meseleye iklim krizine verdiği gibi tepki vermemişti. Gördük ki harekete geçilebiliyor!” diyerek tüm iklimdaşlarını iklimce düşünmeye ve hareket etmeye çağırdı.

 

İKLİMCE SÖZLÜK

İKLİMCE SOHBETLER: İklim krizi mücadelesindeki sorun ve çözümlere dair deneyimlerin paylaşılacağı, bu konuda çalışan farklı uzmanlık alanlarına sahip taraflar ile ortak bir dilin ve bütüncül yaklaşımın geliştirilmesinin hedeflendiği toplantılar dizisi.

İKLİMDAŞ: İklim krizinden etkilenen, bu konuda kafa yoran, eyleme geçen ya da geçmek isteyen herkes.

İKLİMCE: İklim krizine dair hali hazırda kullanılan teknik dilin sadeleştirildiği ortak bir dil.

İKLİMDAŞLAR, AFETLERE İKLİMCE BAKTI

İklim krizi ile mücadelede ortak dil kurulmasını hedefleyen ve UNDP Türkiye desteğiyle hazırlanan İklimce Sohbetler’in üçüncüsü, Afetler başlığıyla 15 Ekim 2019 Salı günü, İstanbul’da düzenlendi.

24 Eylül’de Su, 8 Ekim’de de Tarım ve Gıda başlığıyla gerçekleştirilen İklimce Sohbetler’in üçüncü buluşması, yine UNDP Türkiye İyi Niyet Elçisi Mert Fırat’ın ev sahipliğinde Ataşehir Dasdas’ta yapıldı. Toplantıda, UNDP Türkiye İklim Dayanıklılığı ve Afet Risk Yönetim Uzmanı Erdem Ergin, İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Profesörü Azime Tezer ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Şefi Seda Özdemir konuşmacı olarak yer aldı.

 

İKLİM KRİZİNİN ÖYKÜSÜ YAZILAMAYACAK

Mert Fırat, moderatörlüğünü yaptığı buluşmayı: “İnsanlık, tarihi boyunca sayısız felaketi atlattı. Ve bu afetlerin öykülerini yazdı, şarkılarını söyledi. Nuh Tufanı’ndan bu yana, kendinden sonra gelen kuşakları afetlerle ilgili uyardı. Ancak iklim krizi bu afetlerin hiç birine benzemiyor. Eğer kendi elimizle yarattığımız bu afeti durduramazsak, bu kez insanlığın nasıl kurtulduğuna dair bir öykü de yazamayacağız” dedi.

 

İKLİM KRİZİNDE UYUM ve DAYANIKLILIK

Toplantıya konuşmacı olarak katılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Şefi Seda Özdemir, kentlerin iklim krizi karşısındaki dayanıklılığının ve iklim krizine değişikliğine uyumun önemsenmesi gerektiğini belirtirken: ” İBB olarak İstanbul için hazırladığımız acil eylem planında uyuma çok önem verdik. Sektörlerin kırılganlıklarını belirleyerek onlara uyum yolları çıkardık ki afetlerle baş edebilelim,” dedi.

 

BANKALARIN AFFI OLABİLİR, İKLİMİN OLMAZ!

UNDP Türkiye İklim Dayanıklılığı ve Afet Risk Yönetim Uzmanı Erdem Ergin ise iklim krizine bağlı aşırı hava olaylarının gittikçe arttığına dikkat çekerek, “Medeniyetlerin çöküşü, tarih boyunca var olandan fazlasını harcamalarıyla gerçekleşiyor. Afetler, bizim doğadan çektiğimiz kredilerin hatırlatması. Doğadan ciddi şekilde iklim kredisi çekiyoruz. Bunun mutlaka geri ödemesi olacak. Bunlar da afetler. Bankaların affı olabilir ama iklimin affı olmaz,” dedi.

 

MEKÂNLARI ÇOK AMAÇLI KULLANMALIYIZ

İklimce Sohbetler’in üçüncü konuğu İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Profesörü Azime Tezer, iklim krizinin etkisinin artık bir insanın ömrü içinde gözlemlenebilecek boyutta olduğunu belirterek “Kıyılardaki kentler aşırı hava olaylarından çok daha fazla zarar görecek. İstanbul en azından kriz anında yetecek tarımsal ürünleri üretebilecek potansiyele sahip. Isınmayı sulamayı çok amaçlı nasıl kullanabileceğimizi düşünmeliyiz. Mekanı çok amaçlı kullanmalıyız. Çünkü doğa çok amaçlı. Eskiden bir evi ısıtırdık, üzerinde yemek yapardık,” diyerek çözüm yollarına işaret etti.

İklim krizi ile mücadelede, toplumun çok farklı katmanlarının kapsandığı ortak bir dil arayışıyla UNDP Türkiye tarafından başlatılan İklimce Sohbetler’in son buluşması 5 Kasım Salı günü Şehir Yaşamı başlığında yapılacak.

 

İKLİMCE SÖZLÜK

İKLİMCE SOHBETLER: İklim krizi mücadelesindeki sorun ve çözümlere dair deneyimlerin paylaşılacağı, bu konuda çalışan farklı uzmanlık alanlarına sahip taraflar ile ortak bir dilin ve bütüncül yaklaşımın geliştirilmesinin hedeflendiği toplantılar dizisi.

İKLİMDAŞ: İklim krizinden etkilenen, bu konuda kafa yoran, eyleme geçen ya da geçmek isteyen herkes.

İKLİMCE: İklim krizine dair hali hazırda kullanılan teknik dilin sadeleştirildiği ortak bir dil.

İKLİMDAŞLAR, İKLİMCE SOHBETLER’DE TARIM ve GIDA KONUŞTU!

UNDP Türkiye tarafından desteklenen ve iklim krizi ile mücadelede ortak bir dil kurulmasını hedefleyen İklimce Sohbetler’in Tarım ve Gıda başlıklı ikinci buluşması 8 Ekim 2019’da, UNDP Türkiye İyi Niyet Elçisi Mert Fırat’ın ev sahipliğinde yapıldı.

İklim krizi ile karşı karşıya olan çeşitli toplumsal katmanların ve meslek gruplarının deneyimlerini ortak bir dilde buluşturmayı amaçlayan toplantıda, Anadolu Meraları Eş-Kurucusu Durukan Dudu, Doğa Koruma Merkezi Toprak ve Su Koruma Programı Koordinatörü Melike Kuş ve Fazla Gıda CEO’su Olcay Silahlı konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliğin moderatörlüğünü Mert Fırat yaptı.

 

TÜRKİYE İÇİN İYİLEŞTİREN TARIM!  

Açılış konuşmasını tarım ve gıdanın insanlığın geleceğindeki yerine ayıran Mert Fırat, insanlığın ortak geleceği için “hem ekmek hem ahlâk” diyerek, giderek artan gıda ihtiyacı ve iklim krizi göz önüne alındığında tarımda kullanılan yöntemlerin onarıcı yöntemler olması gerektiğini iletti.

Konuşmacılardan Anadolu Meraları Eş-Kurucusu Durukan Dudu, “Binlerce yıldır sürdürdüğümüz tarım yöntemleriyle topraktaki karbonu atmosfere saldık. Eğer bunu toprağa geri verebilirsek, hem tarımı güçlendirebiliriz hem de iklim krizini ciddi ölçüde önleyebiliriz. Onarıcı tarım, herhangi bir yerde tarım yaparken, tarım yaptığınız toprağı her şeyiyle iyileştirmek demek. Artık yapmamız gereken iyileştirmek yani onarmak olmalı,” dedi.

 

EKTİĞİMİZİN ÜÇTE BİRİNİ ÇÖPE ATIYORUZ!

Fazla Gıda CEO’su Olcay Silahlı ise, 80 milyonluk Türkiye’nin Avrupa’nın en fazla gıda atığı üreten üçüncü ülkesi olduğunu söyleyerek, ” Türkiye’nin toprağa gömdüğü atık Almanya’nın 440 katı kadar. Bugün ektiğimiz 100 birimin 30’unu çöpe atıyoruz,” dedi.

Doğa Koruma Merkezi Toprak ve Su Koruma Programı Koordinatörü Melike Kuş ise, “İklim değişikliğine uyum sürecinde hiçbir yöntem mükemmel değil. Çözüm üretmemiz gerekiyor,” diyerek, iklim krizi ile mücadelede ortak çözümler aramanın ve ortaklıklar kurmanın önemine değindi.

 

İKLİMCE SOHBETLER DEVAM EDECEK

24 Eylül Salı günü “İklimce Su” başlığıyla ilk buluşması yapılan İklimce Sohbetler, 15 Ekim Salı günü yapılacak “Afetler” oturumuyla devam edecek ve 5 Kasım Salı günü “Şehir Yaşamı” buluşmasıyla sona erecek.

 

İKLİMCE SÖZLÜK 

İKLİMCE SOHBETLER: İklim krizi mücadelesindeki sorun ve çözümlere dair deneyimlerin paylaşılacağı, bu konuda çalışan farklı uzmanlık alanlarına sahip taraflar ile ortak bir dilin ve bütüncül yaklaşımın geliştirilmesinin hedeflendiği toplantılar dizisi.

İKLİMDAŞ: İklim krizinden etkilenen, bu konuda kafa yoran, eyleme geçen ya da geçmek isteyen herkes.

İKLİMCE: İklim krizine dair hali hazırda kullanılan teknik dilin sadeleştirildiği ortak bir dil.

İKLİMCE SOHBETLER BAŞLADI!

UNDP Türkiye tarafından desteklenen ve iklim krizi ile mücadelede ortak bir dil kurulmasını hedefleyen İklimce Sohbetler, Mert Fırat’ın ev sahipliğinde başladı. İlk buluşmalarında iklim krizi ve su üzerine konuşan iklimdaşlar, önümüzdeki haftalarda farklı konuları iklim bağlamında konuşmak için bir araya gelmeye devam edecek.

İklim krizi ile mücadelede, gençler başta olmak üzere toplumun çok farklı katmanlarını kapsayacak bir ortak dil arayışı ile başlatılan İklimce Sohbetler, 24 Eylül Salı günü, UNDP Türkiye İyi Niyet Elçisi Mert Fırat’ın ev sahipliğinde başladı.

İklim krizi ile karşı karşıya olan çeşitli toplumsal katmanların ve meslek gruplarının deneyimleri üzerine odaklanan ve ortak çözümler arayışına öncelik veren toplantıda, Mercator-İstanbul Politikalar Merkezi Araştırmacısı Akgün İlhan, Arçelik Sürdürülebilirlik ve Resmî İlişkiler Direktörü Fatih Özkadı ve Doğa Koruma Merkezi’nden Hatice Dinç Sarısoy konuşmacı olarak yer aldı.

 

İklim Krizine Karşı Paylaşılan Sorumluluk ve Ortak Bir Dil

Panelin moderatörlüğünü yapan Mert Fırat, açılış konuşmasında suyun insanlığın varlığının özü olduğunu, bugün karşı karşıya olduğumuz su krizinin tüm insanlığın geleceğini belirleyeceğini söyleyerek bu krizi çözmek için paylaşılan bir sorumluluğumuz olduğuna vurgu yaptı.

Panel konuşmacılarından Dr. Akgün İlhan, “Vatandaşlar olarak bilgi hakkımıza sahip çıkmamız lazım. Ne yiyoruz, ne içiyoruz, bunları bilmeyi talep etmeliyiz,” derken, Hatice Dinç Sarısoy ise suyu “temizlemeyi” konuşurken önemli bir başka soruya dikkat çekti: “Kirletmemeye ne zaman başlayacağız?” Fatih Özkadı ise, özel sektörün deneyimlerini aktarırken, iyi örneklerin çoğalması gerektiğini söyledi.

Panel konuşmacılarının yanı sıra farklı yaş ve meslek gruplarından konukların da katıldığı ilk iklimce sohbet, iklimdaşların kurduğu bu yeni dile dair örneklere de kapı açtı. “İklimdaş içtiği sudan belli olur,”, “Bir iklimdaşın nesi var, ortak çözüm üreten iklimdaşların gücü var,” gibi yeni atasözlerinin türetildiği sohbet, su krizine iklimce bakmanın ilk adımı oldu.

İklim krizinin dört kilit başlığı olan Su, Tarım ve Gıda, Afetler ve Şehir Yaşamı’nı kapsayacak olan İklimce Sohbetler’in ikinci toplantısı yine İstanbul Ataşehir’deki DasDas’ta yapılacak. İklimce Sohbetler, 8 Ekim Salı günü “Tarım ve Gıda”, 15 Ekim Salı günü yapılacak “Afetler” başlıklarıyla devam edecek ve 5 Kasım Salı günü “Şehir Yaşamı” oturumuyla sona erecek.

 

İKLİMCE SÖZLÜK

İKLİMCE SOHBETLER: İklim krizi mücadelesindeki sorun ve çözümlere dair deneyimlerin paylaşılacağı, bu konuda çalışan farklı uzmanlık alanlarına sahip taraflar ile ortak bir dilin ve bütüncül yaklaşımın geliştirilmesinin hedeflendiği toplantılar dizisi.

İKLİMDAŞ: İklim krizinden etkilenen, bu konuda kafa yoran, eyleme geçen ya da geçmek isteyen herkes.

İKLİMCE: İklim krizine dair hali hazırda kullanılan teknik dilin sadeleştirildiği ortak bir dil.

Ayrıntılı bilgi için:

iklimce.org

UNDP Türkiye / Bikem Ahıska 0312 454 1168 / bikem.ahiska@undp.org

İklimce Sohbetler 2019 | Tüm Hakları Saklıdır | UNDP Türkiye